Av. Nuri YILDIRIM
  03-05-2021 15:30:00

HOŞGÖRÜ

HOŞGÖRÜ

          İnsanlığın gelişiminde rol oynayan temel değerlerden biri de hoşgörüdür. Nice düşünürler sevgi ve hoşgörünün tanımını yapmış, bu topraklarda insanlığın ruhunu ilmek ilmek örmüşlerdir. Hoşgörü içten gelen oldukça kalbi ve samimi bir duygunun tezahürü iken, Fransızca kökenli olan tolerans ise tahammül edebilmeyi ifade eder. Bir anlamda hoşgörü saygı duymakla, tolerans ise saygı göstermekle ilintilidir. Hoşgörü, saygılı ve nazik  davranmayı, bazen de yüzün süsü olan güler yüz ve tebessümlü olmayı gerektirir. Örneğin, bir şey isterken rica etmek, lütfen kelimesini kullanmak, haksız iken özür dilemek insanı daha değerli kılar.

      Toplum halinde yaşamanın gerektirdiği en önemli ihtiyaçlardan biri de hoşgörüdür. Hoşgörü kültürüne  sahip bireylerin yetişmesi; kucaklaşmayı, toplumsal huzur ve barışı da  beraberinde getirecektir. Maalesef kamusal bir sorumluluk olan hoşgörü aynı zamanda  farklı düşüncelere ve siyasi görüşlere de   saygılı olmayı  öğretir. Siyasi aktörler hoşgörülü davranışlar sergileyerek  her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz  birleştirici ve bütünleştirici  iklimi, ülkede hakim kılmak zorundadır. Maalesef kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı söylemler  şiddet ve  öfkeye sebep olmakta, ülkemize zarar vermekten başka hiçbir işe yaramayacaktır. Hepimiz biliyoruz ki beşeriyetin hamurunun ununda sevgi, suyunda ise hoşgörü vardır. Ülkemizin dünyada büyük ve etkili bir güç haline gelmesi için  bu temel değere  su ve nefes kadar ihtiyacımız olduğunu herkes iyi bilmelidir.

        Söz konusu hoşgörü olunca, Mevlana Celalettin-i Rumi, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli ,Pir Sultan Apdal, Nasrettin Hoca gibi nice gönül insanlarını da unutmak mümkün değildir. Hacı Bektaş-ı  Veli ne güzel söylüyor.

Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda,

Bülbüller şevke  gelir,gül açar bağımızda,

Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda,

Aslanlar ceylanlar, dosttur kucağımızda.

diyerek Anadolu topraklarına hoşgörü tohumunu ekmiştir.

     

 

 

Gönül insanı Mevlana ise   yaşamı boyunca kibir , gurur ve nefretten uzak durmuş  kainatı kucaklayan insan sevgisi  ve hoşgörüsü ile tüm insanlığın dikkatini çekmeyi başarmıştır. insanlığa şöyle seslenmektedir:

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol,

Hoşgörülükte deniz gibi ol,

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol!

       

           Sonuç olarak hoşgörü, insanlığı kucaklaştıracak, kutuplaştırma  ve husumet yerine  barış ve sevginin  egemen kılınmasına vesile  olacaktır. Hoşgörüsüzlük ise ,  kavga , nefret ve tahammülsüzlük fitilini ateşleyecek ve toplumu uçuruma sürükleyecektir. Vatanını seven herkesin , hoşgörüye  sımsıkı sarılması elzemdir. Unutmayın hoşgörü, nezaket ve sabır insanı mutlu eder.

8/04/2021                            

 Avukat Nuri YILDIRIM                                   

 

 

 
  Bu yazı 265 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI