Zekeriya Yılmaz
  01-06-2019 12:39:00

KUTUPLAŞMAYACAĞIZ

KUTUPLAŞMAYACAĞIZ
                                              BİRLİKTE DAHA GÜZEL OLACAK

Yaklaşık üç aydır seçimlerle gündemi meşgul olan ülkemizin İstanbul seçimlerinin iptal olmasıyla birlikte bir ay daha aynı gündemle meşgul olacak.

Yerel seçimlerde kullanılan aşağılayıcı dil 23 Haziran sürecinde çok sert kullanılmıyor. Taraflar haklılıklarını ispata çalışırken hakaret tonunu düşürmüş gibi görünüyor.

Fikirsel farklılıklarımızı bir kavga unsuru olarak görmek karşımızdakinin görüş ve düşüncesine saygı duymayı bırakın, hakaret etmeyi üstünlük vesilesi sayan kim varsa inanç değerlerimizden ve bu milletin kadim kültüründen nasip almamış demektir

 

Dünya baş döndüren hızlı değişimi yaşarken hem bireysel anlamda hem de ülke anlamında ayak uydurmakta sıkıntı yaşıyoruz. Bundan yarım asır önce millet aya biz yaya cümlesi kurulurken bir kesim bu ülkede bir kesimi kast ederek “sizin yüzünüzden” çağı yakalayamayacağız derken diğer bir kesimde “paçalarınızdan tutup aşağımı çektik” kavgaları oluyordu. Bu elli yıl içinde güzel ülkemde iktidarlar değişti stratejiler belirlendi fakat EĞİTİM ADALET, İNSAN HAKLARI ve DEMOKRASİ en önemlisi de EKONOMİ alanında gelişme olmadığı gibi durağanda kalmadı. Geriye gitti Dağlar kadar güvenip umut bağladığımız bakanlar, bürokrat ve siyasetçiler neden bir adım atamıyorlar anlamakta zorlanıyoruz. Bu ülkenin YERLİ ve MİLLİ olabilmesi için atılması gereken adımları Türk halkının yüzde sekseni öncelikli olarak sıralar. Ancak buna rağmen sorunların çözümü için olumlu adım atılır mı? Atılamaz neden?… Çünkü sistem güzel ülkemi Akvaryumda balık olarak görüyor.             

Tabi ki bir ülkenin gelişmişlik durumu o milleti oluşturan bireylerinde gelişmesiyle doğru orantılıdır. Tokatlılar olarak daha mikro anlamda bir birimize tahammül edemiyoruz ve fikirsel farklılıklarımızı kazanıma dönüştüremiyorlarken ülkemizde aynı şeyi düşünmek çokta inandırıcı olmuyor. Fikirsel farklılıklarımızı bir kavga unsuru olarak görmek karşımızdakinin görüş ve düşüncesine saygı duymayı bırakın, hakaret etmeyi üstünlük vesilesi sayan kim varsa inanç değerlerimizden ve bu milletin kadim kültüründen nasip almamış demektir.

Siyasi görüşlerin taze tutulması siyasetçilerin işidir. Ülkemizde her yıla denk gelecek kadar seçim yaptığımız hesabından gidersek Demokrasi anlayışımızın ne kadar sağlam olduğundan bahsedebiliriz. Mi Acaba?

Siyasi fikrini sandıkta söyle. Karşı fikre saygı duy. Toplumsal fayda ön planda olsun. Toplumu gerecek laflar etmeyelim. Göreceksiniz kısa zamanda toparlanacak ekonomimiz. Kendi icraatlarımızı eleştirmekten çok suçluyu dışarıda aramak ne kadar doğru?

Seçim atmosferinin de etkisiyle gerilen ilişkiler ramazan ayına rağmen tavan yapıyor. Oysa bizim inanç esaslarımızın temelinde var sevgi dilinin benimsenmesi. Ramazan ayının manevi ikliminden nasibini almamış tavırlar, ne olduğunu bilmediğimiz sansasyonel açıklama ve paylaşımların arkasına düşüp karşı tarafı suçlamak inançlı kimliği bir yana bırakalım insanlığa da yakışan bir durum değildir.

Özellikle Ramazan Bayramı tatilinin uzun olması ile birlikte İstanbul’dan Anadolu’ya yoğun bir bayram tatili süreci başlayacaktır. Trafik kurallarının ihlal edilmediği bir seyahat olmasını dilerim. Bayram tatilinden sonrada demokratik yükümlülüğümüz olan oy kullanmak için 23 Haziran da sandık başında olmanızı tavsiye ederim. Manevi kazanımlarının hayatımızın kalan kısmında da devam edeceği  hayırlı bir hayat diliyorum. Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Hoşça kalınız

  Bu yazı 657 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI